Trafalgar Meydanı

 


 Londra’nın

    Trafalgar Meydanı’ndaki havuzun

        içine düşürmüşsün gözlerini

kalbimi bir mızrak gibi

    delişlerinden tanıdım onları

alıp da sana getirmeyi

    düşünsem de bir an

        o eşsiz hazineleri

Trafalgar Meydanı’na acıdım da

    yine havuzda bıraktım

        o mahzun bakışları

 

Trafalgar Meydanı’nın üstünde

    her daim bulutlar dolanır

gözlerindir güneş yerine

    o kara meydanı aydınlatan

onlar yağmur sanırlar

    oysa bilmezler ki

kirpiklerinden süzülen

    yaşlardır aslında

        o kuru meydanı ıslatan

 

adını meğer

    bir deniz savaşından alarak

        bu meydana vermişler

gözlerin kadar değer miydi acep

    canlarını dişlerine takarak

        uğruna vuruştukları şeyler

           bilemem

havuzun

    o meydanın orta yerinde

        durduğu müddetçe

            bil ki Trafalgar

                seni aklımdan silemem

 

geceler boyu

    nöbetini tuttum gözlerinin

seneler evvel

    Trafalgar’a dikilen arslanlar

        şahidim oldular

gündüzleri bu meydanda

    ellerimle beslediğim güvercinler

        sabahları beni

            o havuzun başında

                gözlerini bekler halde buldular

 

elveda İngiltere

    elveda Londra

        elveda Trafalgar Meydanı

aklımı

    havuzunun sularına salarak

bedenimi

    meydanının taşlarına sererek

ruhumu

    sütunlarında çarmığa gererek

        gidiyorum bu diyarlardan


fakat bilmelisin ki

    havuzunla

         sütunlarınla

            ve de arslanlarınla

                daima yüreğimde kalacaksın


ve tıpkı Kabe’m olduğun gibi

    Kıble’m dahi Trafalgar

        bundan böyle emin ol ki

            artık yalnızca sen olacaksın


Bora BÜKE

Trafalgar Meydanı / Londra

(Görsel: Trafalgar Meydanı'nı gösterir eski bir yabancı kartpostal)

İletişim: bora.buke@gmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Denge… Ya da balans… Veya muvazene…

Denizlere dair ilk aşkım: İğneada…