Kayıtlar

Koç Grubu’na ve Yapı Kredi’ye Veda…

Resim
  Ekranınıza düşen bu tarz e-postaları okumak kolaymış da, meğer, yazmak bir hayli zormuş gerçekten... O halde, işin kolayına kaçıp, sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim, eğer izin verirseniz: 13 Temmuz 2018 Cuma günü itibarıyla, Yapı ve Kredi Bankası ’ndan emekli olarak ayrılıyorum. “Başlayan her şey biter!” demiş Romalı filozof Seneca ... Gerçek hayatta da karşılığı olan çok sevdiğim sözlerden biridir bu... Herkesin hikayesi ayrıdır. 1991 yılının Ekim ayında,  Tarişbank ’ın Bakırköy Şubesi’nde “memur” ünvanıyla başlayan bir süreçti benimkisi... Sonra Tekstilbank yılları... Ardından Koçbank ... Son olarak da  Yapı Kredi ... Yaklaşık 27 yıla yaklaşan ve arada 1 günlük dahi kopukluk olmayan uzun, upuzun bir maraton... Ve filozofun öngördüğü gibi, bitti... Neler sığmadı ki o 27 yıla... Özdemir Asaf ’ın pek sevdiğim bir şiiridir. Aşağıya alıntılıyorum: “her şarkının götürdüğü yer başka hepsi başka...

Sahildeki Kadın (Şiir)

Resim
  sahilde tek başına bir kadın yürüyor bıraktığı izleri görüyorum ardından bir dalga sessizce kıyıya vuruyor siliniyor ayak izleri kumsaldan   önünde batan güneşin kızıllığı yüzünde acımasız yılların yorgunluğu dalgaların ıslattığı beyaz etekliği savruluyor esen ılık rüzgardan   dans ediyor havada martı kuşları inletiyor tüm sahili çığlıkları kadının o sarı saçlarının uçları süzülüyor başındaki hasır şapkadan   laciverde döndü denizin mavisi iliklerime işledi kadının kokusu kumsalda uzayıp giden gölgesi kayboluyor yavaş yavaş ufuktan   Bora BÜKE Kıbrıs (KKTC) / Lapta Görsel: Yapay Zeka tarafından üretilmiştir İletişim:  bora.buke@gmail.com

Bir Sevdanın İzini Sürmek: Abdülhak Hamid (Portre)

Resim
  Beşiktaş’ta, Akaretler olarak bilinen, arnavut kaldırımlarıyla döşeli ve hemen hemen yarıya yakın bir bölümünün her iki tarafı da, XIX. yüzyılın ortalarında, İstanbul’un bitişik düzendeki ilk toplu konutları olarak saray hizmetkarları için inşa edilmiş sıra evleriyle çevrili dik yokuşu tırmanırsanız, Maçka’ya ulaşırsınız. Hani, Attila İlhan’ın bir şiirinde “ne vakit Maçka’dan geçsem / limanda hep gemiler olurdu” dediği, “ağaçların kuş gibi güldüğü” ve “rüzgarın insanın aklını başından aldığı” Maçka’ya… Köşedeki, İTÜ’ye ait İşletme Fakültesi’nin önünden sağa dönüp, gök kubbeye yükselen salkım saçak çınar ağaçlarının esintisini tüm bedeninizde duyumsayarak Teşvikiye’ye doğru çıktınız mı, tam Teşvikiye otobüs durağının karşısında, kısa bir süre öncesine kadar, yılların, canlı varlıklar üzerinde olduğu gibi, cansız varlıklar üzerinde de acımasızca hüküm sürdüğü yıpratıcı etkisine karşın, tarihi dokusunu -elinden geldiğince- muhafaza edebilmiş bir görünüm arz eden; son dönemlerde ...

İzdüşümü (Şiir)

Resim
  kahveme falın postama pulun şehrime yolun düştü   kışıma yazın düşüme yüzün evime izin düştü   masama bezin aşıma tuzun rakıma buzun düştü   odama sesin sazıma elin türküme sözün düştü   yanıma yanın omzuma başın göğsüme saçın düştü   koluma belin ağzıma dilin tenime tenin düştü   içime korun burnuma kokun koynuma terin düştü Bora BÜKE Beşiktaş / İstanbul Fotoğraf: Bora BÜKE (Suadiye / İstanbul) İletişim:  bora.buke@gmail.com

Attila İlhan: Aysel, Git Başımdan..! (Portre)

Resim
  Sayısız şair, düşünür ve yazın adamı onun tanımını yapmış olsa da, benim en çok hoşuma giden tanımlamalardan biri,   20. yüzyıl Batı şiiri sanatının en büyük temsilcilerinden olan Rainer Maria Rilke tarafından yapılmıştır:  " Şair, ıssız bir adada kalmış olsa da, rüzgarın biraz sonra sileceğini bilse dahi kumsaldaki kumlara mısralarını yazan adamdır.” Attila İlhan da işte öyle adamlardan biriydi... Beşiktaş’ta oturduğumuz yıllarda, Beşiktaş’ın o her zaman kalabalık olan sokaklarında, sırtında kalın ceketi, boynunda atkısı, başında çoğu zaman yan yatmış, genelde atkısıyla aynı renkten ve kendisiyle adeta özdeşleşmiş o kaptan kasketi ve koltuğunun altında içinde çalışma dosyaları olan deriden yapılmış üstten fermuarlı çantasıyla tek başına yürürken rastlardım ona... Heyecanlanırdım onu her gördüğümde... İnsan nasıl heyecanlanmaz; o, yaşadığım dönemin şiir krallığının taçsız kralıydı benim için... Çoğu şiiri ezberimdeydi... Öyle şiirlerdi ki bunlar, neredeyse her...

Noktalı Virgül (Deneme)

Resim
  Telaşlı bir şekilde beni aramıştı bir gün. Vaktiyle değer verdiğim, fakat sonrasında, yılların gittikçe kabaran köpüğü içinde yitip giden dostlarımdandı. Yakın bir arkadaşının telefonuna oldukça kısa bir mesaj gönderilmişti. Sadece noktalı virgülden (;) ibaret olan tek bir noktalama işaretiymiş o kısa mesaj. Mesajı gönderense, mesajı alanla ilişki yaşayan biriymiş. Fakat son zamanlarda araları oldukça limoni bir renge bürünmüş. Mesajı alan telefonunun ekranında sadece o işareti görünce panikleyivermiş birden. Onun ne anlama geldiğini çözememiş bir türlü. Arayıp, anlamını sormaya da cesaret edememiş. O arkadaşını, arkadaşı da beni aramış; Türkçe ve imla kuralları konusundaki hassasiyetimi bildiğinden... Dilimin döndüğünce anlatmaya ve yorumlamaya çalışmıştım o kısa mesajın ne anlama gelebileceğini... Noktalı virgül; yazılı anlatımda değişik amaçlarla kullanılan ve oldukça da yararlı bir noktalama işaretidir aslında... Örneğin, öğeleri arasına virgül konmuş olan sıralı tümcel...

Gecenin Hüznü (Şiir)

Resim
  gece çökmeye görsün şehrin sokaklarına eski bir şarkı düşer insan dudaklarına gerçekler uzaklaşır bakışlar donuklaşır umutlar kanatlanır hayal rüzgarlarına korkudur geçer dersin sızıdır diner dersin çiledir biter dersin ruhun feryatlarına yıldızlar yanıp söner ay çatılara konar mehtap uykuya yatar dalar rüyalarına perdeler iniverir ışıklar yanıverir sohbetler kayıverir akşam sofralarına çocukluk hatırlanır hüzünler körüklenir anılar fısıldanır yarin kulaklarına bu gece de bitecek tanyeri ağaracak güneş tekrar doğacak seher sabahlarına Bora BÜKE Beşiktaş / İstanbul Fotoğraf: Bora BÜKE (Çeliktepe / İstanbul) İletişim:  bora.buke@gmail.com